33. Yıl Amiral Kupasının sahibi Palamut & CPM Sailing Team oldu

İki etaplı koşulan 33. Yıl Amiral Kupası Yat Yarışları’nda birincilik kupası Palamut & CPM Sailing Team’in oldu.

İstanbul Yelken Kulübü tarafından 33 yıldan bu yana düzenlenen Amiral Kupası Yat Yarışları;  İstanbul Boğaz Komutanlığı Kupası ve Sahil Güvenlik Kupası olmak üzere coğrafi iki etap halinde koşularak tamamlandı.

26 teknenin katıldığı yarışta, IRC 2 klasmanında her iki etabı birinci olarak tamamlayan Palamut & CPM Sailing Team, kısa sürede yakaladığı başarılarına yenilerini eklemeye devam ediyor. Bu yıl kurulan ve eski milli yelkenci Targan Hazarhun kaptanlığında sezona başlangıç yapan Palamut & CPM Sailing Team, tecrübeli rakiplerinin yer aldığı IRC 2 klasmanında TAYK ve İYK Trofeleri’nde ikinci sırada yer alıyor.

Volt 34 Haber

 

 

 

Rotamız yeniliğe doğru

Palamut Group ve CPM Yazılım ana sponsorluğunda oluşturulan Palamut&CPM Sailing Team, parkurların tecrübeli ismi Targan Hazarhun yönetiminde IRC 2 sınıfında mücadele ediyor. Firma sahibi Recep Palamut’un, yelkeni gençlere sevdirmek amacıyla kurulmasına ön ayak olduğu takım sadece yedi aydır yarışmasına rağmen TAYK ve İYK trofelerinde ilk üçte yer alıyor.

Türk ayakkabı sanayicilerinin en büyük malzeme tedarikçilerinden Palamut Group’un üç yıl önce CPM ERP yazılım şirketini almasıyla ortaya
çıkan Palamut&CPM ismi, bu yıl yelken takımıyla birlikte denize taşındı. İki şirketin çalışanlarından oluşan Palamut&CPM Sailing Team, amatörce başladıkları bu yolda Recep Palamut’un koyduğu hedefe doğru hızla ilerliyor. Büyük Yarış startı öncesi pontonda yakaladığımız ekip ilk kez uzun bir yarışa girmenin heyecanını yaşıyordu.

 

Yelken takımı kurmaya nasıl karar verdiniz?

Recep Palamut (R. P.): 2017’de oğlumun ısrarları sonucu kendimize yelkenli gezi teknesi satın aldık. Daha sonra onunla yarışlara girer olduk. Balon yelken yaptırsak, eğitim alsak diye düşünürken Marmaris’te Targan Hazarhun ile tanıştık ve şirketimizi de bu spora nasıl dahil ederiz diye düşünmeye başladık.

Yelken, yaptığımız işe çok benziyor. Palamut Group ayakkabı malzemeleri satan, kendi sektöründe duayen bir firma. CPM Yazılım da yurt içinde ve dışında dünya ölçeğindeki şirketleri yönetiyor. Yelken sporu şirket yönetmeye çok benziyor; bir ekibiniz var ve o günkü hava koşullarına göre karar vermeniz gerekiyor. İş hayatında da müşteriye ve değişen durumlara göre karar vermeli ve ekibinize güvenmelisiniz.

 

Takımı nasıl oluşturdunuz?

Recep Palamut (R. P.): Palamut Group’un ve CPM Yazılım’ın
çalışanlarından oluşan çok güzel bir takım kurduk. Targan Hocam’la karşılaşmamız
ve onun bu ekibin başında olması bize çok büyük katkılar sağladı. Kendisi 44 yıldır bu sektörün içinde, başarılar elde etmiş bir yelkenci. Ekibimize 10 haftalık teorik ve pratik eğitimler verdi ve başarılı sonuçları birer birer almaya başladık.

Targan Hazarhun (T. H.): Gönüllü olan 33 kişiyle başladık. Gerçekten isteyenler takımda kaldı. Ocak başı başladık 17 Mart’a kadar, hava gözetmeksizin yaklaşık 68-69 saat çalıştık. Yarışın olmadığı haftalar antrenman yapıyoruz. Yarışlarda ortalama 14 kişi oluyoruz. Palamut Group ve CPM Yazılım çalışanları asıl kadromuzu oluşturuyor.

 

Ekibin performansını nasıl buluyorsunuz?

Targan Hazarhun (T. H.): Bu yıl Aşağı Yarışı’nda dağılıma bakınca, IRC 2 sınıfı 12 tekneyle oldukça kalabalık. Bunların çoğu yıllardır birlikte yarışan köklü ekipler. Biz sadece yedi aylık bir ekibiz, buna rağmen TAYK Trofesi’nde çok az puan farkıyla üçüncü; İYK’da ikinci durumdayız. Palamut&CPM Sailing Team olarak, profesyonellere karşı gösterdikleri başarı için benden fazla çaba sarf ettiklerini açıkça söyleyebilirim.

Recep Palamut (R. P.): Burada yarışan arkadaşların hiçbirinin geçmişinde yelken sporu yok. Hepsi bu teknede başladı. Moda Koyu Kupası’nda birinci olduk, performansımızın en net göstergesi bu bence. Hedefimiz bu yıl trofelerde ilk üçte kalmak ve ona ulaşmak için ilerliyoruz.

 

Yelken ekibi olmak ofise nasıl yansıyor?

Recep Palamut (R. P.): Herkes hafta sonunu iple çekiyor. O hafta açıklanan ekip listesine baktığında parkura çıkmayacak olanların yüzündeki ifadeden bu işi ne kadar sevdiklerini görüyorum. Yelken, şirket içinde enteresan bir dinamik oluşturdu. Denizdeyken kazandığımız hızlı karar verme yeteneği, işte de bize yardımcı oluyor.

 

Parkura çıkmanın Palamut&CPM Sailing Team’e nasıl bir geri dönüşü oldu?

Recep Palamut (R. P.): Yeni bir ekip olmamıza rağmen, önce Targan Hoca’nın bizim için Bodrum’dan buraya gelmesi, sonra ilk yarışlarımızdan kupayla dönmemiz sayesinde yarış parkurunda kendimizi gösterdiğimizi düşünüyorum. Skipper’ımız bu işin ehli olduğu için çok şanslıyız. Kendisine tekrar tekrar teşekkür ediyorum. Yelken çok güzel geri dönüşleri olan bir spor. İlerleyen zamanda bunun meyvelerini toplayacağımıza inanıyorum. Ama bu yelken takımıyla sadece şirketlerimize marka değeri kazandırmanın değil aynı zamanda yelkenin yaygınlaşmasını sağlamanın ve gençlere bu sporu sevdirmenin peşindeyiz.

 

Gelecekte farklı tekne ya da farklı bir yarış parkuru hedefiniz var mı?

Recep Palamut (R. P.): Sonraki hedefi Türkiye’ye değil, yurt dışına koymalıyız.. Üst sınıfa geçmektense ekip deneyim kazandıktan sonra uluslararası arenada yer alabiliriz. Yazılım sektöründe dünyadaki iki rakibimiz uluslararası arenada yarışıyor, bize de o yakışır.

 

Eğitim İçin Her Şey sloganıyla Yelken Aç Projesi’nden de bahseder misiniz?

‘Eğitim İçin Her Şey’ başlıklı Güneydoğu’da başlattığımız bir sosyal sorumluluk çalışmamız var. Bu dördüncü yılımız ve beş yıl içinde 250 okul ile 100 bin öğrenciye ulaşmayı hedefliyoruz. Şanlıurfa’nın üç ilçesi Suruç, Hilvan ve Siverek başta olmak üzere suyu olmayan okullara su kuyuları açıyoruz. Oradaki maddi imkanı olmayan öğrencilerimize giysi, kitap, ayakkabı ve o bölgenin koşullarına uygun kışlık botlar yolluyoruz. Afrika’nın en güzel ülkelerinden biri olan Nijer’de de su kuyusu çalışmaları yapıyoruz. Şanlıurfa’da 25, Nijer’de kendi sondaj makinamız ile 26 su kuyusunun açılışı tamamlandı. Bunlar gönüllü değil, sorumlu olduğumuzu düşünerek yerine getirdiğimiz projeler.

Yelkende Palamut akını

2017 yılında oğlu Ahmet Salih Palamut’un isteği sonucunda yelken yapmaya başlayan ve daha sonra tekne almaya karar veren CPM Yazılım & Palamut Group Yönetim Kurulu Başkanı Recep Palamut, kısa bir süre sonra profesyonel bir yelkenci olmak için kolları sıvamış bir isim. Yelken eğitimi almaya başlayan ve yelkene şirket çalışanlarını da yönlendiren başarılı iş adamının bu arzusu Palamut & CPM Sailing Team’in kurulmasıyla sonuçlanmış.

Palamut, “yelken yaparken salgılanan hormonlar psikolojik olarak kişiye destek oluyor. Bu spora başlamamızın ardından çalışanlarımızın iş hayatlarındaki artan performansları ne kadar doğru bir karar aldığımızı bizlere gösterdi” sözleriyle aldıkları karardan duyduğu mutluluğu ifade ediyor.

IRC2 grubunda yarışan takım, Palamut Group ve CPM Yazılım ekibinden oluşuyor. Ekip üyeleri daha önce profesyonelce yelken sporuyla uğraşan isimler olmamalarına rağmen 10 hafta süresince Targan Hazarhun liderliğinde teorik ve pratik olarak eğitim alarak yarışmaya hazır bir hale geldiler.

İlk yarışları olan Çanakkale Zaferi 103. Yıl Kupası’nda ikinci etabı birincilikle tamamlayarak genel klasmanda ikinci olan takım, bu derecesiyle gelecekte ne kadar başarılı bir ekip olacağının ilk sinyalini verdi. Daha sonra katıldıkları TAYK Fahri Çelikbaş Kupası, BAU İlkbahar Trofesi, TAYK İstanbul Kupası gibi önemli organizasyonlarda podyuma çıkan ekibin ana hedefi girdikleri her yarışta ilk üçte yer almak. Takım zirveyi rakiplerinden almak için ise sıkı bir şekilde hazırlıklarına devam ediyor.

 

Ekip ne zaman ve nasıl kuruldu?

2017 yılında oğlumun teşvikiyle yelken yapmaya başladım ve daha sonrasında bir tekne almaya karar verdik. Önce kendim profesyonel anlamda yelken yapabilmek için eğitimler aldım. Zaman geçtikçe şirket çalışanlarımıza fayda sağlamak için neler yapabiliriz diye araştırmalar yaptık.

Kendim de yelkenle yakından ilgilendiğim için şirket çalışanlarımızı da denizde buluşturarak onları motive edebileceğimizi düşündük. Çünkü yelken yaparken salgılanan hormonlar hem fizyolojik değişikliklere sebep oluyor hem de psikolojik olarak kişilere destek oluyor. İçinde bulunduğumuz sektör ve çalışanlarımızın isteği bu spor ile motive olabileceğimizi hissettirdi.

Bu hayalimizi Targan Hazarhun ile gerçekleştirerek Palamut & CPM Sailing Team’i kurduk. Üç yıllık bir sponsorluğa imza atarak Palamut isimli teknemizle IRC 2 grubunda yarışlara katılmaya başladık.

Şirket olarak her yıl yeni bir heyecana ortak oluyoruz. 2015 – 2016 yılları arasında ralli şampiyonu Simin Bıçakçıoğlu’na ve 2017 yılında Adil Küçüksarı’ya sponsor olduk. Sponsor olduğumuz dönemde birçok başarıya imza attık. Şimdi de yelken hayatında birçok başarıya imza atan Targan Hazarhun ile birlikte yeni bir maceraya açıldık.

 

Yelken takımı kimlerden oluşuyor?

Takımımız, Palamut Group ve CPM Yazılım ekibinden oluşuyor. Bu kişiler daha önce profesyonel olarak yelken sporuyla uğraşan isimler değillerdi. Bu noktada hafta sonları Targan Hocamız ile teorik ve pratik olarak takım eğitimlerimize başladık. Yaklaşık 10 haftalık bir eğitimin sonucunda ise ekip yarışlara katılmaya başladı. İlk yarışımız olan Çanakkale Zaferi 103. Yıl Kupası’nda 2. etabı birincilikle tamamlayarak genel klasmanda 2’inci olduk. Ekibin özverili çalışması daha ilk yarışta kendini hissettirmeye başladı.

İlk yılımız olmasına rağmen Palamut & CPM Sailing Team ile çok güzel başarılara imza attık. Devam edeceğine inanıyoruz.

 

Siz hangi havalarda daha iyi performans gösteriyorsunuz?

Hafif havada ya da sert havada iyiyiz demem çok doğru değil. Yelken sporu her şarta uyum sağlamayı öğretiyor. Ekip arkadaşlarımız da ellerinden geldiği kadar uyum sağlıyorlar.

Teknede kimi zaman dalgalarla boğuşurken kimi zaman da sakin havanın ve güneşin keyfini çıkarıyoruz, her antreman ve yarış ekibimize tecrübe kazandırıyor.

 

Unutamadığınız bir yarış anınız var mı?

Her yarışta ayrı bir heyecanla parkura çıkıyoruz. Her yarışımız unutumadığımız bir sürü anıyla dolu. İYK Trofesi, Tuzla-Kalamış coğrafi rotasında çok iyi başlamamıza rağmen rakiplerimizin gerisinde kaldık ve sonuncu sıraya düştük.Ekibimiz, ilk yarışlarından biri olmasına rağmen motivasyon ve kazanma hırslarını asla kaybetmedi. Günün sonunda avantajlı pozisyonumuzu geri kazandık ve birinci olduk.

 

Ekip nasıl bir disipline sahip?

Hafta içi yoğun tempoda çalışmalarına rağmen hafta sonu özverili bir şekilde eğitimleri takip ediyorlar. Biz de yöneticiler olarak ekibi her zaman destekliyoruz. Hem kendi istekleri ve yetenekleriyle hem de bizlerden gördükleri destekler ile bu spora dört elle sarılıyorlar.

Şirketimizin organizasyon şemasının en tepesindeki isim de en altındaki isim de, aynı amaç için ter döküyor. Spor takımlarının yaşattığı ruhu ve sağladığı kaynaşmayı başka araçlarla yakalamak çok zor. Biz her zaman ekibimizi kocaman bir aile olarak gördük ve bu duyguyu her alanda yaşatmak istiyoruz.

Ekibimizde olan kişilerin hiçbiri adaların arkasına dolanmak, deniz havası almak, bronz bir tene sahip olmak ve imkanların el verdiği her türlü keyiften faydalanabilmek için bu sporu yapmıyorlar. Her biri yarışmaktan ve mücadele etmekten mutluluk duyuyor. Aldığımız birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödülleri rotamızın hep yenilik olduğunu ve doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

 

Kendi sınıfınızda en yakın rakipleriniz kimler?

İstanbul’da IRC 2 sınıfında yarışan ekiplerin çoğu yıllardır beraber yarışan birçok milli sporcuyu kapsıyor. Bizim ekibimiz ise 10 haftalık bir eğitim sonucu yarışmaya başladı.Var olduğumuz her yarışta iddiamızı ortaya koyuyoruz. Dolayısıyla grubumuzdaki her takımı çok önemli bir rakip olarak görüyoruz.

 

Şu ana kadar aldığınız dereceler?

Şu ana kadar aldığımız dereceler;

  • Çanakkale Zaferi Kupası – 2. etap gün birinciliği, genel klasman ikinciliği
  • TAYK Fahri Çelikbaş Kupası Yat Yarışı – İlk ayak yarışı IRC 2 grubu gün ikinciliği, genel klasman ikinciliği
  • BAU İlkbahar Trofesi – Son etap ikinciliği
  • TAYK İstanbul Kupası – Gün ikincisi
  • 34. Yıl Deniz Harp Okulu Kupası – İkincilik
  • TAYK Marmara Kupası Yarışı – Üçüncülük
  • TAYK MDK Kabotaj Bayramı Kupası Yarışı – Birincilik

Yeni bir takım ve ekip olmamıza rağmen ilk 3’te kalmaya çalışıyoruz. Şu an için hedefimize emin adımlarla ilerlediğimizi söyleyebilirim. Ekip arkadaşlarımız, kendilerinden daha tecrübeli olan ekiplere rağmen çok iyi performans gösteriyorlar. Her geçen gün olduğumuz noktadan daha ileriye ulaşmak en büyük hedefimiz.

 

En sevdiğiniz rota ve parkur?

Her parkur veya coğrafi rota farklı tecrübe gerektiriyor. Ekibimiz genel olarak hepsinden keyif alıyor. Targan Hazarhun’un sabrı ve azmi ile her parkura ve rotaya hızlı adapte olabiliyoruz.

 

Ekip üyeleri:

Yelkene başladıktan sonra iş ve özel yaşamınızda neler değişti?

Recep Palamut // Balon Trimer

Aslında biz ekip olarak çaba ve gayreti seviyoruz, kendimde denizde olmaktan büyük keyif duyuyorum. Hem sosyal hayatımızda hem de iş hayatımızda güçlükler ve zorluklarla mücadele ediyoruz. Şimdi böyle bir profesyonellikle yola çıkınca mücadele etmek, zorluklar ile başa çıkmak hem iş hem özel hayatımızda ana temamız oldu. Yelken, tam bir takım işi. Herkesin bir görevi ve bir amacı var. O amaç doğrultusunda herkes canını dişine takarak çalışıyor. Yelken yapmak hobilerim arasında fakat bencil olmayı sevmiyorum, paylaştıkça çoğalacağına inanıyorum. Bu nedenle ekip ruhunu denizde de yaşamak bizim için çok önemli.

Çalışanlarımızla gerek iş yerinde, gerek yelkende, gerek sosyal sorumluluk projelerimizde hep bir aradayız. Güneydoğu’da su kuyusu açıp, öğrencilerle aynı sınıfta aynı havayı teneffüs ederken de, İstanbul, Ege ve Akdeniz sularında ter döküp dalgalarla da boğuşurken de hep birlikteydik.

Yelkende öğrendiğimiz her detayı hayatımızın her alanında uyguluyoruz. Yelken sporu yöneticilik anlamında bizlere birçok farkındalık kazandırdı ve kazandırmaya da devam ediyor.

 

Targan Hazarhun //Kaptan Skipper

44 yıldır yelken sporuyla uğraşıyorum. Başladığım ilk günden bu yana hayatımda köklü değişiklikler oldu diyebilirim. Öncelikle takım çalışması, olası sorunlara çözüm odaklı yaklaşmak, hedeflerim için mücadele etmek… Bunlar artık benim hayatımın bir parçası. Yelken, kişilere zaman ve hız kavramını yeniden tanımlamayı öğretiyor. Haliyle uzun yıllardır bu sporun içinde profesyonel olarak yer almak hayatıma birçok farkındalık kazandırdı.

 

Ahmet Salih Palamut // Ana yelken

Yelken aslında benim için mutluluk, huzur, eğlence, düşünce, motivasyon, özgüven, başarı ve yaşam kaynağı. Yelken sporuna amatör olarak başladım. Bugün geldiğim noktaya baktığımda hayatımda birçok şeyin geliştiğini fark ediyorum. Bu benim için oldukça önemli. Her durumda yeni bir hamle düşünerek bir sonraki adımı planlamak yelkenin bana kazandırdığı en güzel şey.

 

Ayça Bozacılar // Piano&Balon Trimer

Yelken sporuyla ilk tanışmam Palamut & CPM Yazılım Yelken Takımı’nın kuruluş aşamasında oldu. Herkes kadar benimde denize tutkum vardı. Fakat daha önce bu sporla profesyonel olarak ilgilenmek için hiç vakit yaratamadım. Şirketimizin böyle önemli bir spora bizi yönlendirmesi bizi ekip olarak mutlu ediyor. Yelkene başladığımızdan beri şirket içi motivasyon, çalışmalar, çözüm odaklı yaklaşımlar ve birçok konuda gelişim kaydettiğimi gözlemliyorum.

 

Hazal Yüncü // Genova&Piano Trimer

Bizler yoğun iş temposunda çalışan bireyler olarak ne yazık ki çoğu zaman kendimize fırsatlar yaratamıyoruz. Takımın kuruluş aşamasında bu fırsatı kaçırmak istemediğimi ve takımda mutlaka yer almam gerektiğini düşündüm. Belki çoğu zaman pes ettim, çok yoruldum ama yine de vazgeçmedim. Yelken, emek ve özveri isteyen bir spor. Hafta içi koşuşturmacalar ve stres hepimizi oldukça olumsuz etkiliyor. Fakat yelkene başladıktan sonra, hayatımda bazı süreçleri artık daha kolay çözüme ulaştırdığımı görmeye başladım. Yelkenin üzerimdeki olumlu etkierini her geçen gün biraz daha hissediyorum.

 

Ertuğrul Akovalı // Direk dibi&Baş üstü

Yelken, insanların gelişimi üzerinde birçok faydası olan bir spor dalı. Biz ekip olarak bu sporu aynı zamanda bir eğitim aracı olarak da görüyoruz. Görevleri eksiksiz yerine getirmek, uyum içerisinde çalışmak ve görev paylaşımı yapmak konusunda her gün geliştiğimizi görüyoruz. Evet çok yoruluyoruz ama günün sonunda dereceyle eve dönmenin mutluluğunu yaşamak hiçbir şeye değişilmiyor. Bu sayede hem spor yaparak hem de şirketimize dolayısı ile çalıştığımız müşterilerimize ve ülkemize fayda sağladığımızı düşünüyoruz.

 

Beren Yüksel Piano & Balon Trimer

Aslında çok uzun zamandır yelken sporunu takip ediyordum. Fakat iş hayatımın yoğunluğundan dolayı ne yazık ki bu spora vakit yaratamıyordum. Ya da tam olarak nereden başlayacağımı bilmiyordum. Bugün Palamut & CPM Yelken Takımının bir üyesi olmaktan mutluluk duyuyorum. Yelkenin gerek iş hayatımda, gerek özel hayatımda gözlem yapma, özgüven, stratejik düşünme gibi birçok konuda fayda sağladığını görüyorum. Çok kısa bir zamanda bu sporun etkilerini hayatımda hissetmek benim için büyük bir şans. İlerleyen dönemlerde yelkenin hem kendime hem de ekibimize çok daha fayda sağlayacağını düşünüyorum.

 

Eser Soysal // Piano & Balon Trimer

Yelkene başladığım günden beri daha sabırlı, daha kararlı ve daha cesur olmaya başladığımı görüyorum. Çünkü yelken hepimize sabrı, cesareti ve kararlı olmayı öğretiyor. Neredeyse her hafta yarışımız var, yarış olmayan haftaları da antrenman yaparak değerlendiriyoruz. Yelkenin öğretilerini hayatınıza ve işinize uygulamama gibi bir durumunuz olmuyor. Her an daha çözüm odaklı bir birey haline dönüşüyorsunuz.

 

Durmuş Yamaç // Baş üstü

Yelken iş, ev, trafik, özel hayat gibi karmaşık sorunlar boğuşurken farkındalık kazanmama ve çevremde pozitif şekilde algılanmama yardımcı oldu. Yoğun yarış ve antrenman temposunda planlama yetilerimin geliştiğini fark ediyorum. Bu hem iş hayatıma hem de özel hayatıma olumlu katkı sağlıyor. Karmaşık durumlardan hızlıca kurtulmak adına stratejik planlamalar ve çözüm odaklı yaklaşımlar sergiliyorum. Bu spora devam ettiğim sürece bu kazanımların artacağını düşünüyorum.

 

Nazif Bayramoğlu // Direk dibi &Baş üstü

Yelkende bir ekip çaışması söz konusu olduğu için, hepimiz verilen görevleri eksiksiz yerine getirmeye çalışıyoruz. Çünkü ekipten birinin yaptığı en küçük hata bizi rotamızdan saptırabilir. Yaşadığımız olaylar ve edindiğimiz tecrübeler, iş hayatımızda bizi besliyor. İş hayatlarımızın karmaşasından arınıp kendimize zaman ayırdığımız ama bütünüyle bizi her alanda besleyen bir spor dalıyla ilgilenmek motivasyonumuzu yüksek tutmamıza olanak sağlıyor.

 

Ercan Peker // Cenova &Guy Trimer

Yelkenin hızlı karar alabilme eğilimimize, motivasyonumuza ve stres yönetimimize doğrudan etkisi olduğunu düşünüyorum. Antrenmanlara başladığımız ilk günden bu yana herkesin hayatında olumlu değişiklikler yaşadığını gözlemliyorum. Benimde bu süreçte gözlem yetilerimin geliştiğinin farkına vardım. Çünkü bireysellikten çıkıp takım olarak birşeyleri başarmak için mücadele ediyorsunuz. Bu kazanımlar iş hayatımızı da özel hayatımızı da çok yakından ilgilendiriyor. Hepimiz yelkenin bize kattığı değerleri hayatımızın her alanında uygulamaya başladık.